Sağlıklı Kentler İçin Yenilenebilir Enerji - Sağlıklı Kentler Birliği - Mersin Konferansı
Okunma Sayısı : 819  |   Yayın Tarihi : 6.4.2018  |   Manşet Blog
Toplumsal farkındalık tespiti araştırmaları karar vericiler, siyasi ve akademik çevre tarafından tüketiciler, halk, üyeler vb.nin istek ve ihtiyaçlarını belirlemek için yapılmaktadır. Yenilenebilir enerji için bu tür bir belirleme çalışmasında sorular şunlar olabilir:
  • Vatandaş gelecekte hangi enerji türünün kullanımının yaygınlaşmasını tercih etmekte?
  • Yenilenebilir enerjilere bakışı nedir, konu hakkında yeterli bilgiye sahip midir?
  • Enerji verimliliği ve kullanımı açısından enerji tüketim alışkanlıklarını değiştirmeye niyetli mi? 
  • Enerji verimliliği konusunda devletin önceliklerinin neler olduğunu düşünmektedir?

Enerjiye yönelik toplumsal farkındalık tespiti araş- tırmalarının ilkine örnek, 1971’de Scientific American dergisi tarafından yayımlanan ‘Energy and Power’ başlıklı özel sayı verilebilir (1,2). Bu sayıda enerji ile toplum arasındaki ilişkinin incelendiği, çeşitlenen ve artan enerji tüketiminin ekonomik, sosyal ve çevresel sorunlara yol açtığının vurgulandığı görülmüştür.

Gelişmiş toplumlar, fosil yakıtlara alternatif olabilecek geleceğin enerji seçeneklerini bilinçli bir şekilde talep etmektedir. Bireylerin ve toplumların bu konudaki algılarını geliştirmek; var olan soru işaretlerine yanıt bulunmasına, bilgi kirliliğinin ortadan kalkmasına, bireylerin bu konudaki olumlu tutum ve davranışlar edinmelerine olanak sağlayacaktır. Bu sayede yenilenebilir enerji türlerinin etkin ve verimli kullanımı gerçekleştirilebilecektir.

Yenilenebilir enerji algısını geliştirebilmek için öncelikle;

  • Mevcut durumda bireylerde var olan algının ölçülmesi
  • Eksikliklerin ve doğru sanılan bilgilerin belirlenmesi
  • Enerjinin bugün ve gelecekte güvenilir tüketimi için;
           a) teknik
           b) antropolojik
           c) sosyolojik
           d) psikolojik
           e) iktisadi araştırmalar yapılması ve tüm bu çalışmaların sonuçlarının farkındalık çalışmaları için veri tabanı haline getirilmesi gerekmektedir.

Yenilenebilir enerjinin gerekliliğine cevap aramak ve toplumu bu açıdan bilgilendirmek için öncelikle toplumun “Sağlık Okuryazarlığı” düzeyini bilmekte yarar vardır. Türkiye Sağlık Okuryazarlığı Ölçeği-32 (Tsoy-32) Sağlık Okuryazarlığı Senaryo Ölçeği (SoySen) Türk araştırmacılar tarafından bilim dünyasına kazandırılmıştır (3). Sağlık sisteminden yararlanan kişilerden, sağlık sorunlarının giderilmesi sürecinde gerekli hizmet ile ilgili bilgili olmaları beklenmektedir. Kişiler sağlık ve sağlık hizmeti kavramları ile ilgili temel bilgilere ulaşma, anlama ve gerekleri yerine getirme yeterliliğine sahip olabilmeleri halinde bu karmaşık yapıda çözüm bulabilmektedir. Bu yeterlilik durumu sağlık okuryazarlığının yeterli olması ile tanımlanmaktadır. Sağlık okuryazarlığı- nın yeterli olmaması; 

- Kişi özelinde sağlık hizmetlerini etkili kullanımda sorunlar,
- Daha sağlıksız bir yaşam,
- Toplumsal düzeyde düşük verimlilik,
- Artmış morbidite ve mortalite,
- Maliyet artışı ile sonuçlanmaktadır.

Toplumsal farkındalık araştırmalarında epidemiyolojik bir yaklaşıma ihtiyaç vardır. Epidemiyoloji; 

- Toplumlarda herhangi bir olayın kişi, yer ve zaman özelliklerine göre tanımlanması,
- Risk faktörlerinin saptanması,
- Etken-sonuç ilişkilerinin değerlendirilmesi,
- Uygun müdahale yöntemlerinin seçilmesi ve karşılaştırılması,
- Kullanılan ölçme ve değerlendirme yöntemlerinin geçerlilik,
- Güvenilirliğinin belirlenmesi,

Plan/program/hizmetlerin değerlendirilmesi amacıyla kullanılan bir yöntem bilimidir.

Araştırma yöntemleri özet şeklinde de aşağıdaki gibi sınıflanmaktadır:

1. Gözlemsel
    • Tanımlayıcı çalışmalar
    • Analitik çalışmalar
         1. Vaka-kontrol 
         2. Kesitsel
         3. Kohort
2. Deneysel
    • Hayvan deneyleri
    • Müdahale araştırmaları

3. Metodolojik
    • Geçerlilik
    • Güvenilirlik
    • Tutarlılık
    • Matematik Simulasyon Modellemeleri

Epidemiyolojik yöntemlerle elde edilen verilerden yola çıkarak “Farkındalık Arttırma Programları” geliştirmek daha kolaydır. Enerji sektöründe farkındalık oluşturmak için 12 adım yaklaşımı getirilmiştir.

4. Program Geliştirme
5. Paydaş Belirleme
6. Mesajları Oluşturma
7. Mesaj Verme Sıklığını saptama
8. Mesajı iletme yöntemini belirleme ve oluşturma
9. Hedefi çoğaltma
10. Programı Uygulama
11-12. Değerlendirme

Enerji sektöründe yapılan çalışmalarda dikkat edilmesi gereken nokta “Etik ve Resmi İzinler”dir. Tüm tarafları içine alan multisektörel yaklaşım, sektörler ve toplum işbirliği, enerji politikaları yürütücü- leri, enerji üretim kurumları, iktisadi ve idari bilimler, sağlık çalışanları, hukukçular vb. ile çalışmak esastır. Farkındalığın artması sonucunda toplumun beklentilerinde de artış olacağını unutmamak gerekir. Tarafların ortak bir dil kullanmaları beklentilerin doğru bir şekilde karşılanmasını sağlayacaktır. 

Risk iletişimi; “Risk analizi sürecinde risk değerlendiricileri, risk yöneticileri ve diğer ilgili tarafların, tehlike, risk, riskle ilgili faktörler ve riskin algılanmasına ilişkin bilgi ve görüşler ile risk değerlendirmesi bulguları ve risk yönetimi kararlarının açıklamalarını da kapsayan bilgi ve düşüncelerin paylaşımı” olarak tanımlanmaktadır. Risk iletişimi aşamaları risk hakkında bilgi alma-verme ve paylaşma için en uygun ortamı seçme olarak, özetlenebilir, şeffaflık, bağımsızlık temel ilkelerdir.

Yukarıda belirtilen alanları kapsayan farkındalık çalışmalarını;

• Kurumsal oluşturulan ekiplerde araştırma yöntemleri eğitimi almış kişiler,
• Epidemiyologlar
• Halk Sağlığı Uzmanları
• Sosyologlar
• Saha araştırması uzmanları
• Yukarıdakilerin hepsinden ve ilgili diğer kişilerden oluşan bir ekip yürütebilir.

Çalışmalar için bütçe kaynakları paydaşlar tarafından paylaşılabilir veya fon kaynakları ile her bir adım için ayrı kaynak bulunabilir.

Resimler